ÇAĞDAŞLIĞA GİDEN YOL,AB Mİ, AVRUPALI OLMAK MI, ÇAĞDAŞ YAŞAMAK MI ?

“Bugün hayatta olsa, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün de ülkemizin Avrupa Birliği’ne girmesini isteyeceği” savı; Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkan kitleleri ikna etme amacıyla zaman zaman dile getirilen bir iddiadır.

Bu konudaki kilit soru şudur:

BÜYÜK ÖNDERİMİZİN EN YALIN ŞEKİLDE HEDEF GÖSTERDİĞİ “MUASIR MEDENİYET SEVİYESİ”NDEN, NEYİ ANLAMAMIZ GEREKİYOR ?

Muasır=Çağdaş. Çağdaş’ın TDK sözlük anlamı ise, “Bulunulan çağın anlayışına, şartlarına uygun olan, çağcıl, modern, asri.”

Bu açıklamanın bizi yönlendirdiği noktayı düşündüğümüzde ise, ATATÜRK’ümüzün aşağıdaki sözlerine geliyoruz:

“Milletimizin hedefi, milletimizin ideali; bütün dünyada tam anlamıyla medeni bir sosyal toplum olmaktır.”

“Ben sizin öz kardeşiniz, arkadaşınız, babanız gibi medeniyim diyen Türkiye Cumhuriyeti Halkı; fikriyle, zihniyetiyle medeni olduğunu ispat etmek ve göstermek mecburiyetindedir. Medeniyim diyen Türkiye Cumhuriyeti Halkı; aile hayatıyla, yaşayış şekliyle medeni olduğunu göstermek mecburiyetindedir. Sonuç olarak medeniyim diyen Türkiye’nin hakikaten medeni olan halkı, baştan aşağıya, dış görünüşüyle bile medeni ve olgun insanlar olduğunu fiilen göstermeye mecburdurlar.” (“ATATÜRKÇÜLÜK-Atatürk’ün Görüş ve Direktifleri” Genel Kurmay Başkanlığı S.353)

Şimdi, soru şu: Ülkemizin bugünkü koşullarında, ATATÜRK bize AB’yi mi hedef gösterirdi, Avrupalı olmamızı mı isterdi, çağdaş yaşamamıza mı önem verirdi, yoksa bunların tümünü birden mi ideal olarak seçerdi ?

Benim onu anlayabildiğim kadarıyla ATATÜRK, yukarıdaki sıralamayı sondan başa doğru yapar, sonuncuyu da (yani AB’yi) gereğinden fazla önemsemezdi…

Hedef: Çağdaş yaşamak…

ATATÜRK öncelikle, fiziksel, zihinsel, sosyal ve kültürel olarak, her açıdan çağdaş olmamıza+çağdaş görünmemize önem verirdi. Toplumsal boyutta, çağdaş yaşamın gereklerini yerine getirenler Avrupalılarsa, bizi onlara benzetmeye çabalamak yerine, onların başardıklarını bizim doğrularımıza uyarlardı. Avrupa tarafından oyalanmaktansa, Avrupalının mantığını kavrayıp, benimseyip, gerçekten “Avrupalı olmamızı” sağlardı… Zaten o zaman AB kapısında beklemeye de ihtiyacımız kalmazdı…

ATATÜRK bizim AB’ye girmemizi değil, çağdaş yaşamamızı isterdi…

Bu yolda, önümüzde öylesine planlı koyulmuş engeller var ki, bunları aşmadan ilerlememiz mümkün değil.

Türkiye Cumhuriyeti’nde hala cumhuriyetimizin temel niteliklerini açıkça ya da örtülü olarak reddeden kişiler varsa; hedefi AB olarak göstermek, sadece bir yanılsama ya da Türk Milletinin dikkatini ÖZ’den (ATATÜRK’ün gösterdiği hedeften) farklı yönlere çekme çabasıdır.
Bu uğraş eninde sonunda başarısızlığa mahkûmdur… Çünkü biz ATATÜRK’ün çocuklarıyız ve unutturulmaya çalışılsa da, varlığımızın bir yanı onun ölümsüz düşünceleriyle bütünleşmiştir.

Türk Ulusu, büyük önderinin hiç sönmeyecek aydınlığıyla, çağdaşlığa giden yoldaki her engeli, er ya da geç, mutlaka aşacaktır…

Aslı DİNÇMAN
İzmir, 23 Eylül 2006

AB mi, Avrupalı olmak mı, çağdaş yaşamak mı? PPS  (Tıklayın)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s